lan n’oldu?

express’in gezi sayısında da sık sık adı geçen kramp şarkısının adı aynı zamanda. geriye dönüp bakınca hakkatten lan n’oldu be?
“sıkıntının kıyısına oturduk paldır küldür
sönmekte olan bir mumun dibinde ölüme uzanıyoruz”*
ne yaptığımızı, neden yaptığımızı bilmediğimiz zamanlardan geliyoruz. ne zaman neye nerde müdahale edileceğine karar veremedimiz zamanlardan. başkalarının bizim adımıza nefes alıp verdiği zamanlardan. bunca zaman ne yaptık, ne yedik, ne içtik, kiminle arkadaş olduk, kimi neye göre savunduk v.s sorularımız olmuştur bu zamanlarda. varoluşu sorguladığımız anlar pek mühimdir belkide. neden neden neden? sorularının cevabını alamadığımız onlarca yıl.
hepsi geride kaldı. eğer hepimiz sigara içen adamlar ya da kadınlar olsaydık her şey bittikten sonra şehrin en yüksek noktasına çıkıp lan n’oldu be derdik sanırım. biz ne yaptık böyle? aşağıda neler oluyor? buruce willis zor ölüm dörtte bir uçağı düşürdükten sonra döner ekrana ve “biraz abarttık galiba” der. sanırım öyle oldu. ne yaptığımıza kendimizin bile inanamadığı zamanlardan geçtik, geçiyoruz. ne yaptığımızın tam olarak farkında değiliz. zaman izin verirse görürüz bir kısmını bu sonuçların.
nerden başlamalı bilemiyorum. süslü cümlelerin aşağı doğru akmasıyla insan gerçekle karşılaşıyor. gerçek zor. onca yapılan şeyin ardından seninle aynı şehirde bile olmayan insanların senin kaçtığın mücadelede varoluşlarını varolmayarak kalıcı hale getirmelerini görmek çok yıpratıcı. bu anlamda bu yazı bir saygı duruşu. mehmet’e, abdocan’a, ethem’e, ali ismail’e, medeni’ye, ahmet’e, mustafa’ya.
bu isimler önemli bizim kişisel tarihimizde. onlar yittikten sonra yapılan şarlatanlıkları gördükçe daha bi’ ah ulan diyoruz. ah ulan gitmeselerdi keşke.

isyan doğuyor-moda duvarlarından.
isyan doğuyor-moda duvarlarından.

bu bir anı yazısı değil. aslında öyle olması tasarlanmıştı. ama kalem öyle yazmadı. yazamadı belki de. onca mizahın, orantısız zekanın getirdikleri, siyaset arenasında yapılan onca politik mavradan sonra bugün bu yazı boğazımıza oturmuş bir yumru. “kes sesini tayyip” cümlesinin vuruculuğu kaldı bu yazıya. ve “boyun eğme”nin gücü.
bu coğrafyada ki bu toprakların coğrafya dersindeki yeri üç tarafı denizlerle olmasından ziyade yapılan haksızlığa hiç bir vakit tepkisiz kalmamasıdır. ama üzerine ölü toprağını atınca öyle olduğunu umanlar yanıldıklarını ütopik olan yaklaşık yirmi gün boyunca anladılar. adaletin, paylaşmanın, güler yüzün, aklın ve diğer erdemlerin geziye hakim olduğu yaklaşık yirmi gün boyunca bizde varoluşumuzu sorgulamaktan ziyade varoluşumuzu yaşadık.
biber gazı, toma, akrep, müdahale, sirke, deniz gözlüğü, talcid hayatımızın vazgeçilmezleri oldu. ne kadar enteresan, parka yardım götürdüğümüz o günlerde hiç bir eczane “abi otuz tane maskeyi ne yapacaksın” diye sormadı ya da istiklalin ortasında kestane satan adamlar baret satmakta bir beis görmediler. hayır sanki bir baretle, bir maskeyle onlara bir şey olabilecekti. ama yine de iyi korktular. gerçi korku böyle bir şey işte. elindeki tüm kuvvetle vurdukça kafanı kaldırdığında hala birileri karşında duruyorsa korkuyorsun. çünkü insan en çok kaybedecek şeyi olmayanlardan korkar. bizim de kaybedecek şeylerimizin sonuna gelmiştik sanırım. ne kalmıştı ki zaten? hepsi alınmıştı elimizden.
31 mayıstan beri düzenli olarak direniyoruz. iki lafımızdan biri direniş. varoluşumuzun sebebini yaşatmaya kararlıyız. ister taksim’de, ister moda sahillerinde, ister “diren la angara” diyerek, ister “izmir’de tomaya tomat” diyerek, ister diyarbakır’da “evine hoşgeldin toma” diyerek. isyanın fitili ateşlendi.
fikriyatımız bu yönde. yarı zamanlı süpermenlik yaptığımız bu dönemde destek veren herkese selam olsun. bunu yazmak bana düşmez. zaten ağırlığı altında ezilmek ayrı mefhum. ama yine de bir izimiz olsun. tarihe not düşelim. o değil de;
lan n’oldu be?
* gezi ile ilgili “gördüm: bir taksim gezi parkı direniş filmi” belgeselinden alıntıdır. https://www.youtube.com/watch?v=AZNWxuYzRfY
tayfun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s