mekanin sahibi geldi, bebeleri pistten alalim

merhaba okuyucu,

kucuk harflerle yaziyorum ki ses cok cikmasin. Mekanin sahibinden gizli girdim iceri. her an kendini bilmez bir pic bir yerden firlayip “ eriklere dalan vaaaar “ diye ispiyonlayacak beni diye yuregim agzimda, yasak elmanin heyecani icinde dokunuyorum tuslara ( gereksiz erotik oldu farkindayim)

eh artik, benim orta dogu ve balkanlarin en sevilen, ailenizin blogiri tayfun olmadigim anlasilmistir hep. Evet, yazilarin bazilarinin belirtili, bazilarinin belirtisiz nesnesi, yer yer dolayli tumleci, edadi zarfi olan gulce… sak sak sak sak… ( temsili alkis sesi, cunku cidden bu satirlari yazarken, hayali bir sahneye , yukaridaki cumlelerle davet edildim ve cilgin kalabaligin alkislarini duydum) tesekkurler.

ancak bu kadar uzun zamandan sonra bloga bir safak operasyonu ile gizlice girip ( tr saati ile safak sayilir belki) , yonetime el koyduktan sonra (yine de sahlaniyoooor aman.. ), umudumuz saban filmindeki saban edasi ile “ ben buraya neden ciktim? nasil ciktim? ciktimsa izaha gerek yok..” seklinde ne anlatacagimi bilemeden orta sahada top cevirirsem hos olmaz di mi! reytingler tum hiziyla dusuyordu ve birinciligi kimseye birakmadan ayni anda geldiler ( ayy terbiyesiz ben,, ucuz tayfun taklidi yapicam diye erotik sakalar falan)

hani diyordu ya sarkida “ bizimkisi bir ask hikayesi.. siyah beyaz film gibi biraz..” durust olayim.. benimkisi bir cikar iliskisi… yok tayfunla olan degil. blogla olan iliskim.. cogunlukla tayfun yazsin, ben okuyayim egleneyim guleyim, hunharca guleyim ama yine de vahsice elestireyim, cok seveyim ama bir boku da begenmeyeyim.. sonra insanlar yorum yapinca “ oo tayfun cok guzel yaziyorsun bak kitle yaptin kendine” diyerek gaz vereyim ki yazsin ben de keyif alayim.. su an neden yaziyorum peki.. ee cikar iliskisi.. cok s1k1ldim okuyucu.. canim cook s1k1liyor.. su kelimeyi icinde 1 kullanmadan yazamayisa da s1k1ldim bak simdi… ben eskiden cok sosyal insandim.. adeta bir sosyal kelebek..hep bir seciciligim vardi elbette. “herkesle dost ol, herkesle arkadas” cizgisinde degildim. Daha cok “sabah olmussa kimin umurunda bize gidelim beyler” … sonra kendi oz irademle, kimsenin etkisi altinda kalmadan kalktim bilmem kac bin kilometre yol yaptim..  ( yol yabdi keh keh) goc ettim.. neden yaptim bunu.. kendimi bulmak icin.. kendimi kesfetmek icin.. bulacagim seyi sevecegimi ve de gul bahcelerini kimse vaadetmemisti elbette.. buldun mu ? birseyler buldum.. mesela o kadar da sosyal bir insan olmadigimi, o kadar rahat girisken bir insan olmadigimi, icimdeki utangaci, icimdeki korkak kizi buldum.. cok ironic aslinda, yepyeni bir ulkede yepyeni bir hayata kurmak buyuk yurek gerektiren birsey, buyuk cesaret.. bunun altindan nasil korku cikti ki… oh bayim,nelerin altindan neler cikiyor su hayatta. Okuzun altindan buzagi cikabiliyor, pedofili okuzlerin oldugu bir dunya ne de olsa burasi.. ne diyordum.. aslinda cok derin mevzulara kaydigimi farkedip, oralardan minik manevralarla kaciyordu es-yazariniz ( HDPyi bu esbaskan kavrami icin cok seviyorum ya, ben de bu blogun es yazariyim.. her anlamda) ama canimin cok s1k1ldigi dogrudur bayim..

Neredeyse 5 yildir bu ulkede, bu sehirde yasiyoruz.. cok zorlandigimiz, cok ama cok zorlandiigmiz zamanlar oldu.. yeri geldi maddi cogu zaman manevi yoksunluklar yasadik.. ( arkadan gelen baglama sesine aldirmayin siz) ancak hayat akarken tipki “su akar yatagini bulur” sozunun guzelligi gibi, verdigi rahatlama hissi ve umut gibi, kendi yatagini buldu.. azicik o esnedi, egildi, bukuldu.. arada bizi esnetti, egdi buktu.. ama yatagini buldu.. etrafini bir elin parmaklari kadar insanin ciceklendirdigi 2 kisilik yasam bahcemiz, rutinleri ile yemyesil bir dunya oldu.. ( ben ki yillarca rutinlerden kacan insan rutinin , mudavimligin sozluk karsiligi biri ile evlendikten sonra bile rutine direndim.. simdi ise bana rutinlerimi verin sonra da siktir olun gidin ( ay icimdeki tayfun cikti ) diyorum adeta) .. ne diyordum.. 2 + bir avuc insanlik dunyamiz gezmeler, tozmalar, yemeler icmeler, konserler, maclar, partiler, festivaller, parklar, bahceler, sahiller ve denizlerle bezeliydi.

Ve sonra dunya ucuz, dandik bir distopya filmine donustu, bizler de o filmlerde adini hic bilmedigimiz, yolda yuruyup normal hayatini yasarken kafasina uzay gemisi parcasi dusup cilkk diye yapisip olen ve film boyunca bir daha kimsenin anmadigi figuranlariz.  Tayfun bir yazisinda “ yasadik, hayatta kalmadik, yasadik” gibi bir cumle kurmustu ( kesin calmistir bir yerden, onun olmak icin fazla derin bir cumle yeaah). Oysa yillar sonra birisi 2020’de naptin dese “hayatta kaldim” gibi bir cevapla konuyu kapatacakmisim gibi bir hisse sahibim. He kucumsemiyorum, elbette buyuk marifet hayatta kalmak, yapamayanlar var sonucta..  E sonucta zavalli Sisifos tek basina mi cikarsin o tasi yukariya.. bu sene insanlik olarak sanki her birimiz bir tas almis yukari cikariyor ve sonra orada oturup bir sigara yakip, tasin asagi dususunu izliyoruz. Sisifos, yalniz degilsin karsim…

Eh okuyucu, bugun kaptan koltuğunda es kaptan oturuyor. Tekne saga sola yalpalayabilir. İdare ediverin.. Zira ben kendisi gibi kelimelerin efendisi değilim. Halbu ki kelimeler, bazen her anlama gelmezler di mi! Yani, ben de istiyorum ki soyle bir kac kelam ile anlatmayi basarayim derdimi, halet-i ruhiyemi.. Heh, derdim de halet-ruhiyem de o kadar da ozgun, biricik de  değil sonuçta.. “hepimiz ayni gemideyiz” cümlesinin nadiren doğru olduğu bir donemde, gemide bulunduğumuz konuma gore firtinanin şiddetini hissetme seklimiz farkli olmakla beraber, hepimiz firtinayi hissediyoruz.

Benim kendime merhametim azdir.. gavurun self compassion dedigi, ve surekli onemini vurguladigi sey kulturle, yetistirilmeyle oluyor bayim.. heh bize cok ugramamis.. asla yeterince iyi degilsin ve asla soylenmeye, mizmizlanmaya hakkin yok, cunku hep senden daha kotu durumda olanlar var. Iste bu ses beynimin icinde cikcik oterken, ne zaman tam agzimi acip bu doneme, ruh halimi nasil etkiledigine dair iki kelam edecek olsam “ ama sukretsene, isin var. ac degilsin, acikta degilsin.sagliklisin, sevdiklerin saglikli. Bak yuzbinlerce , milyonlarca insan issiz kaldi” diyor. Tam agzimi acip bir dey dicem “ kiz suuus, bak hala konusuyor. Simarik” deyip agzima kurekle vurup susturuyor. Iste ben bu satirlari yazarken kendisi de arkada vocal yaptigi icin, onun sesinden kendi sesimi de sizi de zor duyuyorum okuyucu. Bu nedenle bazi seyleri ben anlatmadan sen anla diyerek bitirecegim.. tipki annemin birsey anlatirken dili dolasip hata yaptiginda, bizim dalga gecmelerimiz sonrasi “ amaaan ben diyeyim siz anlayin iste” demesi gibi.. ben demeyeyim ama siz anlayin okuyucu..

2 comments

  1. Merhaba,
    Uzun zamandır bloğunuzu takip ediyorum. Geçtiğimiz yıl içerisinde biz de ailecek Melburn’e göçmeyi planlamıştık, Kasım ayında gelip iki hafta kaldık sonrasında g.tümüz yemedi kaldık İstanbul’larda. Hatta geldiğimle sizle de tanışmayı çok istemiştim kısmet olmadı. Yaşadığım gelgitleri yazılarınızda çok görüyorum. Gelseydim ne olurdu acaba yazgısını da. Zaman zaman çok imreniyorum size, zaman zamanda sanki yalnızsınız diye sizin için hayıflanıyorum.
    Özetle hiç bozmadan yazmaya ve “yaşamaya” devam.
    Çok eğleniyorum sizi okurken. Teşekkürler.

    • tesekkur ederim oncelikle. “acaba ne olurdu”larin cevaplarini hic bilemeyecek olmak cok acayip di mi! ben de kalsaydim ne olurdu’nun cevabini tam bilmiyorum. yani gel gitler hep olacak , gidene de kalana da.. yasamaya devam 🙂

Selçuk B. için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s